Sessiz Acıların Paylaşıldığı Şefkatli Topluluklar: Duygusal Dayanışma Grupları Yayılıyor

Haber: Neval ŞENGÖL (İAHA)

Yalnızlık, yas, tükenmişlik… Modern hayatın yüklerini sessizce taşıyanlar, artık şefkatli dayanışma gruplarında bir araya geliyor. Anlatmadan anlaşılmak isteyenler için güvenli alanlar büyüyor.

Günümüzün hızlı ve rekabetçi yaşamında, birçok insan duygusal yüklerini içe atarak yaşamaya çalışıyor. Ancak son dönemde yaygınlaşan duygusal dayanışma grupları, insanların birbirine omuz verdiği, yargılanmadan dinlendiği ve birlikte iyileştiği alanlara dönüşüyor.

İstanbul’da faaliyet gösteren “Yas Çemberi” adlı topluluk, yakınlarını kaybeden bireyleri haftalık toplantılarda bir araya getiriyor. Katılımcılar burada teselli ya da öğüt beklemiyor; sadece dinleniyor ve anlaşılıyor.

Katılımcılardan biri bu deneyimi şöyle anlatıyor: “İlk defa beni anlamaya çalışan değil, gerçekten anlayan insanlarla karşılaştım.”

Psikolog ve grup terapisti Nazan Uğurlu, bu tür grupların bireysel terapinin ötesine geçebildiğini ifade ediyor: “Bir insan, kendini başka birinin hikâyesinde bulduğunda yalnızlık hissi azalıyor.”

Sadece yas değil; tükenmişlik sendromu, doğum sonrası depresyon, bedensel engellilik gibi konular için de farklı gruplar bulunuyor. Çevrim içi platformlarda düzenlenen anonim çemberler, şehir sınırlarını aşarak herkesin katılımına olanak tanıyor.

Bu gruplar sadece duygusal destek değil, üretim ve dostluk alanları da yaratıyor. “Duygudaş” isimli oluşumun çevrim içi çemberlerinde tanışanlar, birlikte podcast serileri ve belgesel projeleri üretmeye başlıyor.
Duygusal dayanışma, çözüm sunmak değil; birlikte var olmak. Çünkü bazen “Ben de aynı yerden geçtim” demek, en sessiz acıyı bile paylaşılabilir kılıyor.