İTÜ Raporu: Karadeniz Havzasında Isınma Sel Riskini Artırabilir

Haber: Bekir ÜNAL(İAHA)

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) yürütülen iklim araştırması, Karadeniz havzasında sıcaklıkların önümüzdeki yıllarda belirgin biçimde artabileceğini ve buna bağlı olarak özellikle İstanbul ile çevresinde aşırı yağış ve sel riskinin yükselebileceğini ortaya koydu.

Araştırmada, yüksek sera gazı emisyonlarının devam ettiği senaryolar altında, 2061-2070 döneminde bölgedeki sıcaklık artışları, sıcak hava dalgaları, kar örtüsündeki değişimler ve yağış rejimleri incelendi.

Çalışma, İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Önol, doktora öğrencisi Mehmet Barış Kelebek ve University of Bern araştırmacılarından Dr. Fulden Batıbeniz tarafından yürütüldü.

“2040 Sonrası Etkiler Daha Sert Hissedilebilir”

Araştırmacılar, küresel iklim modellerine göre iklim krizinin etkilerinin özellikle 2040’lı yıllardan itibaren daha belirgin hale gelebileceğine dikkat çekti. Çalışmada, Karadeniz havzasında ortalama sıcaklıkların kış aylarında 2 ila 4 derece, yaz aylarında ise yaklaşık 3 derece artabileceği öngörüldü.

Uzmanlara göre sıcaklık artışları, yalnızca hava koşullarını değil; su kaynakları, tarım, enerji tüketimi ve kent altyapıları üzerinde de etkili olacak.

Sıcak Hava Dalgalarının Süresi Uzayabilir

Araştırmada, geçmişte yılda ortalama 5 ila 10 gün arasında görülen sıcak hava dalgalarının, yüzyılın ilerleyen dönemlerinde 50 güne kadar çıkabileceği belirtildi.

Bilim insanları ayrıca sıcaklık artışının atmosferdeki nem miktarını yükselttiğine işaret ederek, bunun Karadeniz ve Marmara bölgelerinde aşırı yağış ihtimalini artırabileceğini değerlendirdi.

İstanbul İçin Aşırı Yağış Uyarısı

Çalışmada yer alan projeksiyonlara göre İstanbul’da günlük maksimum yağış miktarlarının gelecekte önemli ölçüde artabileceği ifade edildi. Araştırmacılar, mevcut altyapı sistemlerinin aşırı yağışlara karşı güçlendirilmemesi durumunda sel ve taşkın risklerinin büyüyebileceği uyarısında bulundu.

Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için sera gazı emisyonlarının düşürülmesi, kent altyapılarının dirençli hale getirilmesi ve afet yönetim planlarının güncellenmesi gerektiğini vurguluyor.

Bilimsel Bulguların Sınırları

Araştırmacılar, iklim projeksiyonlarının farklı emisyon senaryolarına göre değişebileceğini ve uzun vadeli tahminlerin belirli belirsizlikler içerdiğini de hatırlatıyor. Buna rağmen uzmanlar, mevcut verilerin Karadeniz havzasının iklim krizine karşı hassas bölgeler arasında yer aldığını gösterdiğini belirtiyor.