Haber: Neval Şengöl (İAHA)
İstanbul Aydın Üniversitesi’nde düzenlenen IV. ICDS Uluslararası İletişim, Dijitalleşme ve Toplum Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen 14. oturumda, dijital kültür ve kimlik ilişkisi çok boyutlu biçimde ele alındı. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Zeliha Eser’in üstlendiği “Dijital Kültür ve Kimlik” başlıklı oturum, 29 Nisan 2026 tarihinde 15.45–17.15 saatleri arasında çevrim içi olarak Zoom üzerinden gerçekleştirildi.
Akademisyenler ve araştırmacılar, yapay zekâ, dijital platformlar ve influencer ekonomisinin toplumsal cinsiyet, kimlik inşası ve kültürel pratikler üzerindeki etkilerini farklı perspektiflerden değerlendirdi.
Yapay Zekâ Destekli Sanal Influencerlar
Piri Reis Üniversitesi’nden Dr. Leyla Yıldırım ve bağımsız yazar Dr. Semra Ağcabay, yapay zekâ ile oluşturulan sanal influencerların dijital iletişim ve pazarlama alanındaki yükselişini ele aldı. Instagram’da aktif olan sanal influencerlar üzerine yapılan içerik analizinde, The World AI Creator Awards (WAICAS) yarışmasında öne çıkan hesaplar incelendi. Sunumda, sanal influencerların markalar için güçlü bir iletişim aracı haline geldiği ve dijital medya ekosisteminde giderek daha fazla yer edindiği vurgulandı.
Granfluencerlar ve Dijital Cinsiyet Kodları
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden yüksek lisans öğrencisi Yelda Kaya ve Doç. Dr. Şebnem Özdemir, “granfluencer” olarak adlandırılan yaşlı mikro ünlülerin dijital temsillerini toplumsal cinsiyet bağlamında değerlendirdi. Araştırmada, erkek granfluencerların “gümüş tilki” arketipiyle güçlü ve karizmatik; kadın granfluencerların ise “glam-ma” arketipiyle estetik ve genç görünüm baskısı altında temsil edildiği bulgusuna ulaşıldı. Çalışma, dijital platformlarda yaşlılık temsillerinin toplumsal cinsiyet kalıplarından bağımsız olmadığını ortaya koydu.
Üretken Yapay Zekâ ve Algoritmik Cam Tavan
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden yüksek lisans öğrencisi Merve Nur Karaca ve Doç. Dr. Şebnem Özdemir, üretken yapay zekâ araçlarının iş hayatındaki toplumsal cinsiyet kalıplarını nasıl yeniden ürettiğini inceledi. Microsoft Designer ve DALL-E 3 gibi araçlar üzerinden yapılan analizde, erkeklerin daha çok yönetici ve teknik rollerde; kadınların ise destek ve iletişim odaklı mesleklerde temsil edildiği görüldü. Bulgular, algoritmik sistemlerin mevcut eşitsizlikleri dijital ortamda yeniden güçlendirdiğine işaret etti.
Dijital Ritüellerin Dönüşümü
Ardahan Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Fatma Betül Toprak, Instagram’da “cinsiyet partileri” üzerinden dijital kültürde ritüellerin dönüşümünü ele aldı. Araştırmada, bu tür etkinliklerin mahrem bir paylaşım pratiğinden çıkarak kamusal, estetik ve tüketim odaklı bir gösteriye dönüştüğü vurgulandı. Sosyal medyanın sağladığı görünürlükle birlikte bireylerin deneyim yaşayan kişilerden çok bu deneyimi sahneleyen aktörlere dönüştüğü ifade edildi.
Influencer Ekonomisi ve Benlik İnşası
Anadolu Üniversitesi’nden doktora öğrencisi Halime Nur Yayla, influencer kültürünün ergen kız çocuklarının benlik algısı üzerindeki etkilerini ele aldı. Bursa’da yaşayan 15–18 yaş aralığındaki 361 katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmada, sosyal karşılaştırmanın genel benlik saygısını olumsuz etkilediği; buna karşın dijital benlik algısını güçlendirdiği bulgusuna ulaşıldı. Ayrıca Instagram kullanımının tüm yaş gruplarında yaygın olduğu, TikTok kullanımının ise yaşla birlikte arttığı belirtildi.
Dijital Kültür ve Kimliğin Yeniden İnşası
Oturumun genelinde, yapay zekâ, algoritmalar ve sosyal medya platformlarının yalnızca iletişim biçimlerini değil; aynı zamanda toplumsal cinsiyet algısını, kimlik inşasını ve kültürel ritüelleri de dönüştürdüğü vurgulandı. Katılımcılar, dijital çağda görünürlük, otorite ve temsil kavramlarının yeniden şekillendiğine dikkat çekerek, yeni medya düzenine eleştirel bir perspektif sundu.





