Dijital Depresyon: Felaket Kaydırması

Haber: Ayberk AKYIL (İAHA)

Sosyal medyada kötü haberlere saatlerce maruz kalmak, psikolojik sağlığı tehdit ediyor. Uzmanlar bu alışkanlığı “felaket kaydırması” olarak tanımlıyor.

Sosyal Medyada Tehlikeli Alışkanlık: Felaket Kaydırması

Günümüzde zamanımızın önemli bir kısmı sosyal medyada geçiyor. Bu sırada karşılaştığımız içeriklerin niteliği ise zihinsel sağlığımız üzerinde ciddi etkiler bırakabiliyor.

Sosyal medya kullanıcıları, platformlarda gezinirken sürekli kötü haberler ve olumsuz içeriklere maruz kalıyor. Uzmanlar, bu durumun zamanla bir alışkanlığa dönüştüğünü ve buna “felaket kaydırması” adı verildiğini belirtiyor.

Pandemide Arttı, Ancak Daha Önce Başladı

Felaket kaydırması kavramı, özellikle COVID-19 pandemisiyle birlikte daha fazla görünür hale geldi. Ancak bazı uzmanlara göre bu davranış pandemiden çok daha önce, insanların stres altındayken verdikleri psikolojik tepkilerle ortaya çıkmış olabilir.

Medya Tetikleyici Rol Oynuyor

Bu alışkanlığın temelinde belirsizlik duygusu yatıyor. Bireyler, geleceğe dair daha fazla bilgi edinme arzusu ve kaygılarını hafifletme isteğiyle daha fazla haber tüketiyor.

İletişim Uzmanı Engin Dinç, “Felaket Kaydırması ve Alınabilecek Önlemler” başlıklı makalesinde, haber sitelerinin pandemi sürecinde daha fazla tıklanma ve takipçi kazanma amacıyla felaket haberlerine ağırlık verdiklerini vurguluyor.

Araştırmacı Joseph Heffner ise medya kuruluşlarının, insanları evde kalmaya ve sosyal mesafeye teşvik etmek için korku diline başvurduklarını ifade ediyor.

Psikolojik Etkiler Endişe Verici

Psikologlara göre felaket kaydırması; kısa vadede olumsuzluk, sinirlilik, kaygı, üzüntü ve umutsuzluk gibi duygusal tepkilere neden olabiliyor. Aynı zamanda bireylerin gerçek dünyaya bakışını da olumsuz yönde etkileyebiliyor.

PSG Konsult’un Kamu Politikaları ve Düzenleyici İlişkiler Müdürü Abigail Munsami’nin yaptığı araştırma ise felaket kaydırmasının uzun vadede kronik anksiyete, depresyon, stres, karamsarlık ve duyarsızlık gibi etkiler doğurabileceğini ortaya koyuyor.

Başka bir araştırmada ise bu alışkanlığın, özellikle kötü bir çocukluk dönemi geçirmiş, güvensizlik yaşayan ya da psikolojik bozukluk belirtileri gösteren bireylerde daha sık görüldüğü belirtiliyor.

İyimserlik Koruyucu Rol Üstleniyor

İyimserlik ve pandemi deneyimleri üzerine yapılan kültürlerarası araştırmalar, iyimser bireylerin olumsuz içerikleri tüketirken karamsarlara göre daha az korku yaşadıklarını gösteriyor. Ayrıca bu bireylerin halk sağlığı önlemlerine uyma eğilimlerinin daha yüksek olduğu da vurgulanıyor.

Robin Blades, Kanada Tıp Derneği Dergisi’nde yayımlanan “Protecting the Brain Against Bad News” başlıklı makalesinde, iyimserliğin özellikle yaşlı bireyleri çevrim içi tıbbi bilgi arayışının olumsuz etkilerinden koruduğuna dikkat çekiyor.

Çözüm Var mı?

Uzmanlar, felaket kaydırmasının psikolojik etkilerinden korunmanın mümkün olduğunu belirtiyor. Sosyal medya kullanımını sınırlamak, güvenilir haber kaynaklarını tercih etmek ve medya okuryazarlığını geliştirmek bu bağımlılıkla başa çıkmanın başlıca yolları arasında gösteriliyor.