Haber: Ayberk Akyıl (İAHA)
İstanbul’un Fethine giden yolun açıldığı kapı olan Topkapı Surları, bir imparatorluğun çöküşüne bir imparatorluğun ise doğuşuna tanıklık etti.

İstanbul’un Fethi sadece Türk tarihi için değil, dünya tarihi için de büyük bir öneme sahip. Bu olay bazı modern tarihçilerin görüşlerine göre Orta Çağ’ı sona erdirmiş ve Yeni Çağ’ı başlatmıştı.
Fetih sonrası bin yıllık Doğu Roma İmparatorluğu son bulmuş, Osmanlı Devleti ise bir imparatorluk haline gelmişti.
Fethin Kritik Noktası

II. Theodosius döneminde yaptırılan Topkapı surları İstanbul’un Fethinde stratejik olarak kritik bir öneme sahipti.
Fatih Sultan Mehmet şehri kuşatmak için kara surlarının ortasında yer alan ve düz bir araziye sahip olan Topkapı bölgesini seçmişti. Bu sayede Osmanlı topçuları daha rahat bir şekilde istedikleri pozisyonu alabilecekti.
Aynı zamanda Topkapı’nın şehrin merkezine açılan bir kapı olması Fatih Sultan Mehmet’in kuşatma için neden bu bölgeyi seçtiğini gözler önüne seriyordu.

Bizans surlarının haftalarca top ateşine tutulması sonucunda Osmanlı askerleri amacına ulaşmış, 29 Mayıs 1453 günü Topkapı surlarında ilk büyük gediği açmayı başarmışlardı.
Açılan gedik, Osmanlı askerlerinin şehre girmesini sağlamış ve bin yıllık Bizans İmparatorluğunun da sonunu hazırlamıştı.
Bir rivayete göre Ulubatlı Hasan Topkapı surlarının üzerine çıkarak Osmanlı Sancağını buraya diken ilk asker olmuştu. Bu olay Ulubatlı Hasan’ı fetihteki sembol isimlerinden biri haline getirdi.

Topkapı surlarının fetihteki diğer bir önemi ise Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’a ayak bastığı ilk yer olarak kabul edilmesiydi. Fatih Sultan Mehmet daha sonra İmparatorluğunu buraya taşımış ve İstanbul’u İmparatorluğunun yeni başkenti olarak ilan etmişti.
Savaşın sonunda bir imparatorluk tarihten silinirken, başka bir imparatorluğun tarih sahnesinde yükselişi başlıyordu.
Geçmişten Günümüze Tarihi ve Önemi

Tarihi Bizans dönemine dayanan Topkapı Surları, 5. yüzyılda II. Theodosius döneminde İstanbul’u dış saldırılara karşı korumak için inşa edildi. Topkapı surları, bu dönemde Theodosius surları olarak da anılıyordu.
Topkapı surları, İstanbul’un tarihi yarımadasını çevreleyen ve İstanbul’un batı sınırlarını oluşturan kara surlarından biriydi. Topkapı surlarının bir diğer öne çıkan özelliği ise şehrin girişine açılan Topkapı Kapısı’nı içerisinde barındırmasıydı.





