Haber: Ayberk AKYIL
Son yıllarda Avrupa’da yapılan seçimler, aşırı sağ partilerin oy oranlarında belirgin bir artış yaşandığını ortaya koyuyor. Birçok Avrupa ülkesinde siyasi dengeleri etkileyen bu yükseliş, kıtada milliyetçi ve popülist söylemlerin güç kazandığını gösteriyor.
İtalya’da 2022 genel seçimlerinde yüzde 26 oy alarak iktidara gelen Giorgia Meloni liderliğindeki İtalya Kardeşleri Partisi, 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy oranını yüzde 29’a yükseltti. Parti, 2019 seçimlerinde yalnızca yüzde 6,5 oranında oy almıştı. Benzer bir tablo Avusturya’da da görüldü. 2024 parlamento seçimlerinde aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) yüzde 29,2 oy alarak sandıktan birinci çıktı. Hollanda’da ise 2023 seçimlerinde göçmen ve İslam karşıtı söylemleriyle bilinen Geert Wilders liderliğindeki Özgürlük Partisi (PVV) açık farkla seçimi kazanarak dikkat çekti.
Küreselleşmenin Etkisi
Uzmanlara göre Avrupa’da milliyetçiliğin yükselişinin en önemli nedenlerinden biri küreselleşme. 1970’li yıllardan itibaren artan küreselleşme, devletlerin piyasa üzerindeki etkinliğini azaltırken serbest pazar ekonomisinin önünü açtı. Dr. Öğr. Üyesi Seda Gözde Tokatlı, “Avrupa’da Yükselen Aşırı Sağ ve Değişen Küresel Dinamikler” adlı çalışmasında küreselleşmenin, Avrupa sanayisinde orta sınıfın güç kaybetmesine ve sosyal-sınıfsal sorunların artmasına yol açtığını belirtiyor. Tokatlı, Asya’nın yükselen rakip pazar olarak öne çıkması ve bireylerin refah seviyesindeki düşüşün bu sorunları derinleştirdiğini vurguluyor.
Stockholm Üniversitesi Sosyoloji Profesörü Jens Rydgren ise 2005 yılında European Journal Of Political Research’de yayınlanan akademik çalışmasında, küreselleşmenin kapitalizmi ileri boyutlara taşıdığını ve düşük eğitim seviyesine sahip, dar gelirli, sisteme tepkili grupların kendilerini temsil edecek platform olarak aşırı sağ partilere yöneldiğini ifade ediyor. Öztürk ve Genç’in 2017 yılında yaptığı “Globalization and Global Society”adlı çalışmasına göre ise ekonomik durgunluk, genç işsizliği, artan şiddet ve terör olayları ile mülteci akınları; Avrupa’daki aşırı sağın yükselişinde etkili olan faktörler arasında yer alıyor.
Mülteci Krizi Milliyetçiliği Tetikliyor
Avrupa’da milliyetçiliğin yükselişinin bir diğer önemli nedeni ise mülteci sorunu. 2010-2016 yılları arasında Avrupa Birliği üyesi ülkelere kayıtlı mülteci nüfusunun yaklaşık 4 milyona ulaştığı belirtiliyor. Museyib Shiraliyev, “Avrupa’da Aşırı Sağ Partilerin Yükselişinin Temel Belirleyicileri” adlı çalışmasında, bazı Avrupa vatandaşlarının mültecileri kendi kültürlerine, ulusal homojenliğe ve yaşam tarzına tehdit olarak gördüklerini belirtiyor.
Birçok aşırı sağ parti, mülteci ve göçmen karşıtı söylemleri programlarına taşıyor. Avusturya Özgürlük Partisi, parti programında “Avusturya bir göç ülkesi değildir” ifadesine yer verirken, Danimarka Halk Partisi ise “Danimarka bir göçmen ülkesi değildir ve hiçbir zaman olamamıştır” sloganını öne çıkarıyor.
Tüm bu gelişmeler, Avrupa’da milliyetçiliğin ve aşırı sağın önümüzdeki yıllarda da etkisini artırmaya devam edeceğine işaret ediyor.
KAYNAKLAR:
- Tokatlı, S. G. (2022). Avrupa’da Yükselen Aşırı Sağ ve Değişen Küresel Dinamikler. EURO Politika(16), 34-42.
- Rydrgyen, J. (2005). Is extreme right-wing populism contagious? Explaining the emergence of a new party family. European Journal of Political Research, 44(3), 413-437.
- Öztürk, D., Tunçel, G., & H.D. (2017). Globalization and global society içinde N. Doğan & J. Drew (Eds.), Introduction to International Relations. Anadolu Üniversitesi Yayınları
- Shiraliyev, M. (2022). Avrupa’da aşırı sağ partilerin yükselişinin temel belirleyicileri. SDE Akademi, 2(6), 140-159.





