İAHA /BEKİR ÜNAL
Sınırsız bilgi erişimi, sağlık konusunda kaygıyı tetikliyor. Bu durum, bireylerin kendi kendine teşhis koymasına ve kaygının giderek artmasına yol açıyor. Özellikle teknolojiyle büyüyen kuşaklarda uzman desteği geri planda kalıyor.
İnternetin etkisinin hızlı erişim imkânı sunması, sağlıkla ilgili sorular giderek daha fazla dijital merkezde neden oluyor. Basit bir belirti, karşısında arama motorlarına yönelmek çoğu zaman masum bir merak gibi görünse de, bu davranış bireylerinde kaygıyı azaltmak yerine daha da artırabiliyor Özellikle belirsizliğe toleransı sürdürmek zorlanan bireyler için internet, geçici bir rahatlama sunsa da genellikle yeni soru işaretlerinin ve korkuların kapısını aralıyor Bu psikolojik süreç, halk arasında “Google Sendromu” olarak da bilinen ve bilgilerin saklanmasından beslenen siberkondri olgusunu tetikliyor.
Basit Bir Arama Nasıl Kaygıya Dönüşüyor?
Siberkondri, internetten sağlık bilgilerine aşırı yönelme sonucu ortaya çıkan bir kaygı durumudur. Halk arasında “Google sendromu” olarak da bilinir. Basit bir belirtiyi araştıran kişiler, kısa sürede ciddi hastalıklarla karşılaşarak kaygı yaşayabilir. Bu süreçte kişi, çoğu zaman kendi korkularını doğrulayan bilgilere yönelir ve kaygı giderek artar.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Melis Yılmaz, bu davranışın temelinde belirsizlik duygusunun olduğunu belirtiyor.
“Kişi, yaşadığı belirtiye net bir açıklama bulamadığında kontrol hissini geri kazanmak için internete yönelir. İnternet kısa süreli bir rahatlama sağlasa da çoğu zaman kaygıyı artırır,” diyor.
Yılmaz’a göre bu döngüden çıkmak için:
- Sürekli internetten teşhis aramak yerineBelirsizlikle başa çıkmayı öğrenmek. Gerektiğinde uzman desteği almak gerekiyor.
- Asıl önemli olan, bedenin verdiği sinyalleri doğru anlamak ve gerektiğinde profesyonel destek almaktır, diyerek bu konuda farkındalık çağrısında bulunuyor.





