Haber: Tuba DAĞDELEN(İAHA)
Dansın ritmi ve insan bedeninin zarafeti, fotoğraf kareleriyle kalıcı bir anlatıma dönüşüyor. Ali Öz’ün bale ve modern dans performanslarından oluşan arşivinden derlenen “Fotoğrafın Dansı / Dansın Fotoğrafı” adlı sergi, izleyiciyi hareketin estetiğiyle buluşturuyor.

İnsanlığın söz öncesi dönemlerinden bu yana bir ifade aracı olan dansın dönüşümünü odağına alan sergi, beden dili, ritim ve duygunun fotoğraf sanatıyla nasıl kesiştiğini gözler önüne seriyor. Sergide yer alan kareler, dansın geçici anlarını kalıcı bir görsel hafızaya dönüştürüyor.
1987 yılında fotoğrafçılığa başlayan ve meslek hayatında basın fotoğrafçılığına yönelen Ali Öz, saha görevlerinin yoğunluğu arasında bale ve modern dans gösterilerinde huzur bulduğunu ifade ediyor. Analog dönemin teknik sınırlılıklarına rağmen hareketli sahneleri başarıyla yakalayan Öz, yıllar içinde bale ve dans fotoğrafçılığı alanında özgün bir arşiv oluşturdu.


Sergide; Moskova Klasik Devlet Balesi, Béjart Ballet Lausanne, Bolşoy Tiyatrosu, Çin Ulusal Devlet Balesi ve Kiev Balesi gibi uluslararası toplulukların yanı sıra İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin performanslarından seçilmiş kareler de yer alıyor. Bu yönüyle sergi, Türkiye ve dünya sahne sanatlarının önemli örneklerini aynı çatı altında buluşturuyor.

12 Kasım 2025- 4 Ocak 2026 tarihleri arasında Taksim Sanat’ta ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek sergiye ilişkin değerlendirmede bulunan Osman Cenk Akın, serginin yalnızca dansın estetik boyutunu değil, İstanbul’un sahne sanatları tarihindeki yerel ve uluslararası zenginliği de görünür kıldığını belirterek, kentin kültürel belleğine kalıcı bir katkı sunduğunu vurguladı.





