Haber: Neval ŞENGÖL (İAHA)
Anksiyete çoğu zaman sessiz bir gürültüdür — dışarıdan hiçbir şey görünmez ama içeride bitmeyen bir orkestra çalar. İspanyol sanatçı Rosalía, yeni şarkısı “Berghain” ile bu görünmez sesi görünür kılıyor. 27 Ekim 2025’te yayımlanan klip, yalnızca bir müzik videosu değil, anksiyetenin sinematografik bir portresi.
Bir Kadın ve Onu Takip Eden Orkestra
Klip boyunca Rosalía gündelik işlerini yapıyor: kahve koyuyor, ütü yapıyor, otobüse biniyor.
Ancak arkasında bir orkestra (yani düşünceleri, kaygıları, iç sesi) adım adım onu takip ediyor.
Hiç susmuyorlar.
Bu detay, anksiyetenin en çarpıcı hâlini simgeliyor: hiçbir zaman tam olarak yalnız kalamamak.
İzleyici için sıradan bir müzik; Rosalía için zihninin yankısı…
Klibin ilk dakikaları, bu duyguyu neredeyse fiziksel bir ağırlığa dönüştürüyor. Görünmeyen yük görünür hale geliyor.

Görünürde Sakin, İçeride Kıyame
“Berghain” klibi tamamen kontrast üzerine kurulu.
Bir yanda steril bir apartman dairesi, gri şehir sokakları…
Diğer yanda ormanın içinde kaybolmuş bir kadın…
Bu geçişler, anksiyetenin dalgalı doğasını hatırlatıyor:
Bir an her şey kontrol altında, bir sonraki an hiçbir şey tanıdık değil.
Gündüz ve gece, gerçeklik ve rüya, huzur ve panik… Rosalía bu iki kutup arasında soluklanıyor.
Her ışık değişiminde ruh hâli biraz daha çözülüyor.
Kalp: Kırılmanın Anatomisi
Klipte sık sık karşımıza çıkan altın kalp imgesi, yalnızca aşkı değil, kaygıyı da temsil ediyor.
Bir sahnede Rosalía bu kalbi satmak istiyor sanki ondan kurtulmak ister gibi.
Ama kalp gitmiyor.
Çünkü anksiyete, tıpkı kalp gibi, insanın içinden söküp atamayacağı bir parça.
Bu an, “değerini kaybetmiş bir parça” hissini gösteriyor. Rosalía’nın yüzündeki ifade ise sessiz bir kabulleniş:
“Bu ağırlıkla yaşamayı öğrenmeliyim.”
Sesin Kaynağı: Çok Dilli Bir Zihin
Şarkıda üç dil var: İspanyolca, Almanca ve İngilizce.
Bu dil geçişleri, aynı düşüncenin farklı tonlarıymış gibi birbirine karışıyor.
Özellikle Almanca bölümde geçen şu cümle dikkat çekiyor:
“Seine Angst ist meine Angst.” — “Onun korkusu benim korkum.”
Bu ifade bir cümleden çok bir yankı gibi duruyor.
Anksiyetenin bulaşıcı doğasını, duyguların birbirine geçişini anlatıyor.
Rosalía kelimeler arasında kayboldukça, izleyici de onun zihninin içinde kayboluyor.
Ruhsal Kaçış: İlahi Müdahale
Klibin sonunda sahne kararıyor.
Ses yavaşlıyor, kamera Rosalía’nın yüzüne yaklaşırken duyulan cümle beliriyor:
“The only way to save us is through divine intervention.”
Bu noktada anksiyete artık bir hastalık değil; bir arayış.
Bir tür içsel ibadet, teslimiyet hali…
Rosalía kurtuluşu sessizlikte değil, kabullenişte buluyor.
Anksiyeteyi Estetikleştirmek
“Berghain”, duygusal bir fırtınayı estetik bir dile dönüştürüyor.
Anksiyete burada çirkin ya da zayıf değil;
tam tersine, insan olmanın en dürüst hâli.
Rosalía kendi zihninin gürültüsünü müziğe, kalp ritmini sahne ışıklarına dönüştürüyor.
Sonunda ne tam bir huzur var ne de tam bir sessizlik…
Ama bir denge var.
Modern çağın kırılgan gerçeği:
“Kaygı geçmez, ama onunla yaşamak mümkün.”
“Berghain”i izlerken yalnızca Rosalía’nın hikâyesine değil, kendi iç sesimize de tanık oluyoruz.
Klibin her karesi, iç dünyasında fırtına yaşayan ama dışarıdan sakin görünen herkes için bir ayna niteliğinde. Belki de videonun bu kadar etkileyici olmasının nedeni tam olarak bu:
Hepimiz, bir şekilde, o orkestra ile birlikte yürüyoruz.




