Haber: Neval ŞENGÖL (İAHA)
Her sabah telefonla uyanıyor, gün boyu bildirim yağmuruna tutuluyoruz. Ama bazıları bu döngüye “dur” diyor. İşte sosyal medyadan uzaklaşarak kendini yeniden bulan insanların ilham verici dönüşüm öyküleri…
Modern çağın dijital alışkanlıkları, pek çoğumuzu sanal dünyada bağlantıda tutarken, iç dünyamızla bağlarımızı zayıflatıyor. Ancak son yıllarda artan dijital detoks hareketi, bireylerin kendileriyle yeniden temas kurmalarını sağlıyor.
İstanbul’da yaşayan 34 yaşındaki fotoğrafçı Asuman T., 2024’ün başında üç aylık bir sosyal medya molası verdi. İlk günler zorlansa da bu sürecin sonunda en çok kendisini özlediğini fark ettiğini söylüyor: “Zihnim sakinleşti. Gözüm başkalarının hayatında değil, artık kendi içimdeydi.”
Psikolog Derya Kalaycı ise bu tür molaların özellikle gençler üzerinde olumlu etkiler yarattığını belirtiyor: “Sosyal medya, karşılaştırma hissi, yetersizlik duygusu ve dikkat dağınıklığı gibi görünmeyen yükler taşır. Dijital molalar bu yükleri hafifletebilir.”

Türkiye’de bazı tatil köyleri ve kamplar da artık telefon yasaklı detoks programları sunuyor. Bu programlarda doğa ile iç içe, ekranlardan uzak bir yaşam deneyimi sağlanıyor.
Asuman gibi detoks yapanlar, sosyal medyaya geri döndüklerinde artık bildirimleri kapalı, ekran süreleri sınırlı ve kullanım bilinçli. Çünkü bazen özgürlük, bağlantıyı değil; bağlantının ne zaman ve nasıl kurulacağına karar vermeyi gerektiriyor.





