Haber: Ayberk AKYIL (İAHA)
Son yıllarda Türk aile yapısında büyük değişiklikler yaşanıyor. En dikkat çekici dönüşüm ise ailelerin giderek küçülmesi. Geniş aile modeli yavaş yavaş ortadan kalkarken, yerini çekirdek aile modeline bırakıyor.
Türk aile modeli denildiğinde akla gelen ilk görüntü, aynı çatı altında yaşayan kalabalık, çok kuşaklı aileler olurdu. Ancak sosyal, ekonomik ve kültürel birçok etken, bu yapının zamanla dönüşmesine neden oldu. Geniş aile yerini, daha küçük ve bağımsız çekirdek ailelere bırakmaya başladı.
Kentleşme bu değişimde önemli bir rol oynadı. Kırsal kesimlerde aileler genellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor, bu da aile içinde yoğun bir iş bölümü gerektiriyordu. Dolayısıyla geniş aile yapısı bir ihtiyaçtı. Ancak köylerden kentlere göçle birlikte, daha küçük konutlarda yaşamaya başlayan aileler, hem mekânsal hem ekonomik nedenlerle çekirdek aile modeline yöneldi.
Artan kira fiyatları, gıda harcamalarındaki zorluklar ve yaşam maliyetlerindeki artış, geniş aile yapısının ekonomik olarak sürdürülebilirliğini zorlaştırdı. Bu koşullarda aileler, daha az bireyden oluşan ve masrafları daha az olan çekirdek aile modelini tercih etmeye başladı.
Aile İçi Roller de Değişiyor
Modernleşme süreci, yalnızca aile yapısını değil, aile içindeki rolleri de dönüştürdü. Kadınların sosyal hayata ve iş gücüne katılmasıyla birlikte, geleneksel ailedeki pasif kadın rolü giderek değişti. Eskiden yalnızca ev işleri ve çocuk bakımıyla ilişkilendirilen kadınlar, artık karar alma süreçlerinde daha aktif bir rol üstleniyor.
Bu dönüşümle birlikte bireyselleşme de hız kazandı. Genç kuşaklar, kendi kararlarını almak, ebeveynlerinden bağımsız yaşamak ve aile içi hiyerarşiden uzak durmak istiyor. Bu da çekirdek aile modelini ve bireysel yaşam biçimlerini daha cazip hâle getiriyor.

İstatistikler Ne Söylüyor?
TÜİK verilerine göre, 2023 yılında Türkiye’de çekirdek ailelerden oluşan hane halkı oranı %63,8 iken, geniş ailelerin oranı sadece %13,2 olarak kaydedildi.
Yine TÜİK’e göre boşanma oranları da yükselişte. 2023 yılında boşanan çift sayısı 173.342 iken, 2024’te bu sayı 187.343’e çıktı.
Evlenme yaşında da belirgin bir artış yaşanıyor. 2001 yılında erkekler için ortalama evlenme yaşı 26,0, kadınlar için ise 22,7 iken; 2024 itibarıyla bu yaş erkeklerde 28,3, kadınlarda ise 25,8 oldu.
Bakanlıktan Aile Yapısını Destekleyen Projeler
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz aylarda yaptığı bir açıklamada, evlilik yaşının yükseldiğine ve genç nüfusun azaldığına dikkat çekmişti. Bu doğrultuda 2024 yılı “Aile Yılı” ilan edildi.
Ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, gençleri evliliğe teşvik etmek ve aile yapısını desteklemek için bir dizi proje başlattı. Bunlardan biri olan “Aile ve Gençlik Fonu”, ilk etapta yalnızca deprem bölgesinde uygulanırken, 2025 yılı itibarıyla tüm Türkiye’ye yayıldı. Bu fon, evlenmek isteyen ancak maddi imkânı olmayan 18-29 yaş arasındaki gençlere faizsiz kredi desteği sunuyor.
Bakanlığın bir diğer projesi ise “Evlilik Öncesi Eğitim Programı.” Bu program kapsamında çiftlere; iletişim, evlilik uyumu, aile içi roller, çocuk gelişimi ve sağlıklı ilişki yürütme gibi konularda eğitim veriliyor.





