Haber: Neval ŞENGÖL (İAHA)
Avrupa’nın en büyük müzik şöleni Eurovision’da bu yıl bir ilk yaşandı: Sahneye çıkan 37 şarkının tam 20’si farklı dillerde söylendi. Uzun yıllardır İngilizce’nin baskın olduğu yarışmada, bu kez yerel diller adeta gövde gösterisi yaptı.
İngilizce hâlâ en çok tercih edilen dil olsa da, bu yıl sadece 12 şarkı tamamen İngilizceydi. Geri kalan şarkıların çoğu ya tamamen yerel dillerdeydi ya da İngilizceyle harmanlanmıştı. Böylece dil çeşitliliği açısından yarışma tarihinin en renkli yılı yaşandı.

Öne çıkan örnekler:
- Fransa, İsviçre ve Lüksemburg, Fransızca şarkılarla sahnedeydi.
- İtalya ve San Marino, melodilerini İtalyanca ile sundu.
- İsrail, İngilizce, Fransızca ve İbranice karışımı şarkısıyla sınırları zorladı.
- İsveç, 1998’den bu yana ilk kez tamamen İsveççe bir şarkıyla yarıştı.
- Almanya, “Baller” ile tam gaz Almanca söyledi.
- Arnavutluk, Yunanistan, Litvanya, Gürcistan ve Karadağ gibi ülkeler ise kendi dillerinde özgün performanslar sergiledi.
Bu yılki tablo yalnızca dil açısından değil, kültürel temsiliyet anlamında da büyük beğeni topladı. İzleyiciler, “Gerçek Eurovision bu!” yorumlarıyla sosyal medyada yarışmaya övgüler yağdırdı.
Eurovision 2025, sadece müziğin değil, dillerin ve kültürlerin de yarıştığı bir yıl olarak hafızalara kazındı. Şimdi gözler 2026’ya çevrildi: Bakalım bu çok dilli rüzgâr kalıcı olacak mı?





