Haber: Dilara İnal
Lezzetli pastaların ardında bir sanat eseri titizliği ve bilimsel bir süreç yatıyor. Pasta Şefi Eda Akçakaya, pastacılığın hem bilim hem de sanat olduğunu söylüyor: “Her pasta bir deney, her pastacı bir sanatçıdır.”
Her diliminde mutluluk saklı olan pastalar, aslında mutfakta değil, adeta bir laboratuvarda üretiliyor. Pasta Şefi Eda Akçakaya, pastacıların mutfaklarını bir laboratuvara, ellerini ise sanatçının fırçasına dönüştürerek bilimi ve sanatı buluşturduğunu söylüyor.
Pastacılığın sadece estetik kaygılarla yapılmadığını vurgulayan Akçakaya, “Pastacılar bir sanatçı titizliğiyle çalışır. Pastacılık estetik anlayışın yanı sıra yaratıcı bir ruh gerektirir. Ancak bu yalnızca görsellikle sınırlı değildir; aynı zamanda ciddi bir bilimsel süreci de içinde barındırır” diyor.
Malzeme oranlarının, pişirme sürelerinin ve sıcaklıkların büyük bir hassasiyetle hesaplandığını belirten Akçakaya, “Bir kimyager nasıl deney yaparken titizlikle çalışıyorsa, biz de aynı hassasiyetle hareket ediyoruz. Pastacılık bu yönüyle, laboratuvar gibi işleyen bir mutfakta hayat buluyor” ifadelerini kullanıyor.

“Bir Pasta Tarifi Aslında Bir Deneydir”
Pastacılığın inceliklerini anlatan Akçakaya, “Bir pasta tarifini bir deney gibi düşünmek yanlış olmaz. Malzemelerin doğru oranlarda birleştirilmesi, kimyasal reaksiyonların başarıyla gerçekleşmesini sağlar. Örneğin, kabartma tozu ve asitlerin etkileşimi pastanın kabarmasını sağlarken; çikolata eritme sürecinde sıcaklık kontrolü, istenilen dokuyu elde etmenin püf noktasıdır” diye konuşuyor.
Moleküler Gastronomi İlham Kaynağı
İyi bir pastacı olmanın yolunun yeniliklere açık olmaktan geçtiğini vurgulayan Akçakaya, “Kendini geliştiremeyen, yeni malzemeler ve teknikleri takip etmeyen pastacılar bu meslekte tutunamaz” diyor. Akçakaya, pastacıların en büyük ilham kaynaklarından birinin de moleküler gastronomi olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Bilimsel yöntemler sayesinde yaratıcı sunumlara imza atıyoruz. Bir pastanın masaya gelene kadar geçirdiği süreç, sadece lezzetli bir tatlı ortaya çıkarmak değil; emeğin, bilimin ve sanatın kusursuz bir birleşimini temsil ediyor.”
Pastacıları bir sanatçıya benzeten Akçakaya, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Pastacılar, mutfaklarını bir laboratuvara, ellerini ise bir sanatçının fırçasına dönüştürerek hem göze hem damağa hitap eden eserler yaratmaya devam ediyor.”





